Ad kavmi Kuran’da 24 kere geçerken, İrem şehri bir kere geçmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de İrem adlı, sütunları ile şöhret bulmuş olan bir beldeden bahsedilir:
“Görmedin mi, Rabbin ne yaptı Âd Kavmi’ne; direkleri (yüksek binaları) olan ve ülkelerde benzeri yaratılmamış İrem şehrine.” (el-Fecr, 6-8)
Âd kavmi, Nûh Tûfânı’ndan sonra putperestliğe dönen ilk kavimdir. Bu kavim, zamanla dünyâ nîmetlerine gark olmaları sebebiyle Allâh’tan gâfil kaldılar, fitne ve fesâd ile dinlerinden uzaklaştılar. Kibre kapıldılar, böbürlendiler. Onlar, ilâhî istikâmetten o kadar ayrıldılar ki, Samed, Samûd, Sadâ ve Hebâ adlı putlar edindiler ve onlara tapmağa başladılar. Zâlim ve gaddar oldular. Güçsüzleri, kimsesizleri eziyorlardı. Zayıf kabîlelere baskınlar yapıp mallarını yağmalarlardı. Lüks ve gösterişte de çok aşırı gitmişlerdi. Nûh Tûfânı’ndan sonra ilk helâk edilen kavim, Hazret-i Hûd’un (a.s.) bu Âd kavmi oldu. (Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Nebiler Silsilesi 1, Erkam Yayınları).
Allâh Teâlâ onlar hakkında şöyle buyurur:
“Âd kavmine gelince, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve: «Bizden daha kuvvetli kim var?» dediler. Onlar, kendilerini yaratan Allâh’ın, onlardan daha kuvvetli olduğunu görmediler mi? Onlar, bizim âyetlerimizi inkâr ediyorlardı.” (Fussilet, 15)
İrem (Arapça: إرَم), Kur'an'da Ahkâf adıyla anılan, Yemen ile Umman arasında bulunan, katlı evleri, muhteşem sarayları ve meşhur İrem bağlarıyla anılan bir şehirdir.
Bu şehrin adı Fecr suresinin 6. ve 8. âyetlerinde geçer ve Âd Kavmi'nin yaşadığı şehir olarak tanımlanır. Eski metinlerde şehir ve topluluk hakkında, hükümdarlarının Cennet'e benzetmek amacıyla bir bağ inşa ettirdiği ve bağa 'İrem Bağı' dendiği belirtilir. Kur'an'da yazılanlara göre bu şehir ve Âd Kavmi ilâhî cezaya uğratılmış ve yerle bir olmuştur. Kur'an'da İrem şehrinden 'beldeler içinde benzeri yaratılmamış ve yüksek binalarla dolu' şeklinde bahsedilir.
İbn-i Haldun, Mukaddime isimli eserinde İrem hakkında şöyle söylemektedir:
"İrem Kenti, İrem oğlu Avs oğlu Ad'ındı. Şedid ve Şeddad diye iki oğlu vardı. Ad'ın. Ki, Şeddad kendinden sonra hükümdar olduydu. Şedid ölünce hükümdarlık Şeddad'a kalmıştı. Ve tüm hükümdarlar boyun eğmişti ona. Şeddad Aden sahrasında İrem kentini yaptırdı. Sarayları altından, sütunları zeberceden ve yakuttandı. Kentte türlü ve birbiriyle uyumlu ağaçlar ve ırmaklar vardı.
İtalyan arkeolog Paolo Matthiae ve onun ekibi tarafından 1974-75 yılları arasında antik kent Tell Mardikh kazıları sırasında keşfedilen ve M.Ö. 2500 ve şehrin yıkıldığı M.Ö. 2250 yılları arasına tarihlenen Ebla tabletlerinde İrem şehrinin adı geçmektedir.
Arkeolog Nicholas Clapp tarafından 1990'lı yılların başında Yemen'de bulunan ve Ubar adı verilen şehrin İrem olduğuna inanılır .
Hakka suresi: 4 – Semûd ve Âd, kapılarını çalacak olan o felaketi yalan saymışlardı. 5 – Semûd kavmi korkunç bir sesle yok edildi. 6 – Âd kavmi ise gürültülü ve azgın bir fırtına ile yok edildiler. 7 – Allah o fırtınayı üzerlerine yedi gece sekiz gündüz musallat etmişti. Öyle ki, o kavmi içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.
Kamer Suresi: 19- Biz onların üzerine, uğursuzluğu devamlı bir günde, dondurucu bir rüzgar gönderdik.
Ad kavmi, Naram-Sin’in ölümünden sonra oğulları zamanında kesintisiz soğuk bir rüzgarın devam etmesi sonucu oluşan kıtlık, açlık ve kargaşa sonucu kısa sürede yok olmuştur. Araştırmacılar bu rüzgara kış şamali diyor (Batı Asya toz fırtınasının bir şekli).