Evliya Çelebi Aydın için “Dağlarından yağ, ovalarından bal akar” demiştir. Ege Bölgesi'nde yer alan ve Türkiye'de turizm ile tarım açısından en gelişmiş illerdendir.
Aydın'ın eski isimleri Tralleis ve Güzelhisar olup 14. yüzyılda Anadolu Beylikleri dönemi kurulan Aydınoğulları beyliği döneminde ismi Aydın olarak değişmiştir.
Ege'de akla ilk olarak zeytinyağı, sebzeli yemekler ve Ege yeşillikleri gelir. Aydın her ne kadar adını bunlarla duyursa da ısırgan otu böreği, zerde, çingene pilavı, börülce yuvarlama ve pelvize tatlısı gibi lezzetli yemekleri de meşhurdur. Aydın ili denilince akla ilk gelen şeylerden biri de incirdir.
Antik Çağ'da Afrodisias, Milet, Didyma, Nysa, Priene, Magnesia gibi önde gelen kentler Aydın ilinin sınırları içerisinde bulunmaktaydı. Bugünkü Aydın, Tralleis Kenti ile birlikte MÖ 2500 yılında Hititler zamanında gelişmiş; MÖ 8. yüzyılda Lydia zamanında da en parlak çağını yaşamıştır. Selçuklu Hanedanıyla birlikte Türk uygarlığının kültür varlığı ve eserleriyle donatılmıştır.
Kurtuluş Savaşından sonra 1923 yılında Aydın vilayet olmuş, 2014 yılında ise Büyük şehir belediyesi olmuştur. Rakım 54 m, nüfusu 1.172.107.
Aydın Atatürk Kent Meydanı
Aydın'da görülmeye değer bir meydan. Karşısında tarihî cami, arkasında Belediye, önünde güzel büyük bir süs havuzu, içinden nostaljik tren hattı geçiyor, etrafında kafeler, lokantalar, aşağıya doğru dümdüz bir cadde, çevresinde ağaçlar, çocuk parkı...
Aydın Efeler Süleyman Bey Camii (1683)
İstasyon binası yakınında bulunan Süleyman Bey Camisi klâsik Osmanlı üslubunda yapılmıştır. Üveys Paşazade Mehmet Bey’in torunu ve Cezayir Beylerbeyi Mustafa Paşa’nın oğlu Süleyman Bey tarafından 1683 yılında yaptırıldı. Mimar Sinan’ın kalfalarından biri tarafından inşa edildiği düşünülen avlulu, kare plânlı camii, kesme taştan ve tek kubbeli bir yapıdır. Cami minaresi 1899 depreminde yıkılmış, şerefeden yukarı kısımı yenilenmiş. Yunan işgali sırasında tahribata uğrayan minare 1954-1956 yıllarında cami ile birlikte onarılmış ve orijinal haline benzetilmiștir.
Aydın Cihanoğlu Camii ve Külliyesi (1756)
Beylikler döneminde Cihanoğulları'ndan Abdülaziz tarafından 1756 yılında yaptırılmış Osmanlı eserlerinden olan caminin içi barok üslupta madalyon ve çiçek motifleri ile süslenmiştir. Karşısında yine tarihi bir yapı olan Nasuhpaşa külliyesi var.
Aydın Nasuh Paşa Külliyesi (1708)
Külliye; hamam, medrese, mescit ve handan oluşmaktadır. 1708 yılında Nasuh Paşa tarafından inşa ettirilmiştir. Külliyeyi oluşturan yapıların inşasında taş, tuğla ve devşirme malzemeler kullanılmış. Külliyenin medresesi Osman Ağa Medresesi ismiyle de bilinir.
Aydın Ramazan Paşa Camii (1594/1920)
İlk olarak 1594 tarihinde Üveys Paşa'nın kardeşi Ramazan Paşa tarafından yaptırılmış, fakat 1899 yılındaki zelzelede yıkılınca Sökeli Halil Paşa tarafından Cami yeniden yaptırılmıştır. 1920-1921 yıllarında yunan işgalinde hasar gördüğü için Halil Paşa tarafından yeniden yaptırılmıştır. Tek kubbeli ve kare planlı eserin karakteri daha çok 1899 yılların inşa hususiyetlerini taşır.
Aydın Milet Antik Tiyatrosu
Bugün Aydın’da kıyıdan içeride duran bu dev tiyatronun önünde, yaklaşık 2.000 yıl önce gemilerin yanaştığı bir liman vardı.
Burası Milet Antik Tiyatrosu.
İlk tiyatro Helenistik dönemde yaklaşık 5.300 seyirci için yapılmıştı. Roma döneminde ise yapı baştan sona büyütüldü; üç katlı bölümleri ve yaklaşık 15 bin kişilik kapasitesiyle Anadolu’nun en görkemli tiyatrolarından birine dönüştü.
Seyirciler taş basamaklara oturduğunda yalnızca sahneyi değil, tiyatronun hemen yakınındaki limanı ve hareketli kent yaşamını da görüyordu.
Çünkü Milet sıradan bir kent değildi.
Dört limanı, Akdeniz ve Karadeniz’e uzanan ticaret ağı ve kurduğu koloniler sayesinde antik dünyanın en etkili merkezlerinden biriydi. Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes gibi doğayı efsaneler yerine akıl yoluyla açıklamaya çalışan düşünürler de bu kentte yetişti.
Bir tarafta binlerce insanın doldurduğu tiyatro…
Diğer tarafta limana girip çıkan gemiler, tüccarlar ve uzak ülkelerden gelen yolcular…
Sonra Büyük Menderes’in taşıdığı alüvyonlar yüzyıllar boyunca körfezi doldurdu. Kıyı uzaklaştı, limanlar karaya dönüştü ve Milet denizle kurduğu bağı kaybetti.
Görkemli sahne binasının büyük bölümü ortadan kalktı. Fakat tiyatronun dev taş kütlesi hâlâ Aydın’ın Didim ilçesinde, Balat yakınlarında yükseliyor.
Bugün sessizce baktığımız bu basamaklarda bir zamanlar yaklaşık 15 bin kişinin aynı anda oturuyordu.
Aydın Apollon Tapınağı (Didyma Antik Kenti)
Devasa sütunlar, kutsal yol ve kehanet merkezi… Didim’de bugün göğe uzanan bu dev sütunlar, aslında hiçbir zaman tamamlanamayan 2.300 yıllık bir hayalin parçaları.
Burası Didyma Apollon Tapınağı.
Antik dünyanın en büyük İyon tapınaklarından biri olarak tasarlanan yapı, yalnızca ibadet edilen bir kutsal alan değildi. Didyma, insanların hayatlarının en zor sorularına cevap aramak için geldiği güçlü bir kehanet merkeziydi.
Savaşlara girilip girilmeyeceğinden yeni kentlerin nerede kurulacağına kadar önemli kararlar için burada Apollon’un iradesine başvurulduğuna inanılıyordu.
Ziyaretçiler, Miletos’tan başlayan ve heykellerle çevrili yaklaşık 17 kilometrelik Kutsal Yol’u geçerek tapınağa ulaşıyordu. Ardından dev sütunların arasından, çatısı bulunmayan açık kutsal avluya iniyorlardı.
Yapının boyutları insanı küçücük hissettirecek ölçüdeydi. Tapınağı iki sıra hâlinde çevrelemesi planlanan sütunların her biri yaklaşık 20 metre yüksekliğe ulaşıyordu.
Fakat yüzyıllar süren çalışmalara rağmen tapınak hiçbir zaman bütünüyle tamamlanamadı.
İktidarlar değişti, savaşlar yaşandı, inşaat durdu ve depremler yapıyı parçaladı. Bugün yerde duran dev sütun tamburları ve işlemeli Medusa başı, yarım kalan bu görkemli projenin sessiz tanıklarıdır.
Üstelik bütün bunlar başka bir ülkede değil…
Aydın’ın Didim ilçesinde, modern yerleşimin hemen ortasında duruyor.
Üstte göreceğiniz sahne, tapınağın MÖ 3. yüzyıldaki olası kullanımını ve devam eden inşasını arkeolojik bilgiler doğrultusunda canlandıran bir rekonstrüksiyondur.
Belki de Didyma’nın en etkileyici yanı şudur:
Hiçbir zaman tamamlanamadı ama binlerce yıl sonra bile görenleri hayrete düşürmeye devam ediyor.
Aydın Nysa Antik Kenti
Aydın’ın tarihi mirasını önemli ölçüde yansıtan Nysa Antik Kenti’nin geçmişi M.Ö. 3’üncü yüzyıla kadar uzanıyor. Zamanında Karia’nın en önemli kentlerinden biri olarak öne çıkan Nysa’nın kuruluşunda özellikle I. Antiokhos Soter ‘in ciddi bir etkisi bulunuyor.
Aydın Yenipazar Yörük Ali Efe Müzesi (2001)
Aydın'ın Yenipazar ilçesinde 2001'den bu yana hizmete açılmış bulunan müzedir. Bölge kahramanı Yörük Ali Efe'nin yaşatılması amacıyla kurulan müzenin bahçesinde Yörük Ali Efe'nin mezarı ve heykeli yer alır.
Aydın ili Yenipazar ilçesi, Yörük Ali Efe Caddesi üzerinde bulunan ve 19. yüzyıl sonunda yapıldığı tahmin edilen Yörük Ali Efe'ye ait ev 1980'li yıllarda çıkan bir yangınla tamamen yanmış, yangından sonra bina ve bahçesi kaderine terkedilmiştir.
1995 yılında Aydın İl Kültür Müdürü Özgen Karaca Başkanlığındaki Aydın Valiliği Kültür Komisyonu, Milli Mücadelede işgalci güçlere karşı silahlı direnişin Aydın'daki önderi Yörük Ali Efe'nin evinin restore edilip, Müze Ev olarak yeniden yaşama geçirilmesini ve gelecek kuşaklara aktarılmasını önermiştir.
Yenipazar mezarlığında bulunan Merhum Yörük Ali Efe'nin mezarı ise Bakanlar Kurulu'nun 29.08.2000 tarihli kararları ile Müze Bahçesine nakledilmiştir.
Yörük Ali Efe Evi Müzesi 8 Haziran 2001 tarihinde ziyarete açılmıştır.