Tarihe Saygı Camii Çanakkale 18 Mart 2018
Çanakkale İlçe merkezine yaklaşık 25 km mesafede birçok tarihi olaya tanıklık eden Alçıtepe Köyündeki cami, yaklaşık 14500 m2 arazi üzerine konumlandırılmıştır. Kapalı – yarı kapalı ibadet alanları, avlusu, gasilhanesi, eğitim alanları, sosyal mekanları, lojmanı, teknik mekanları, konaklama merkezi, kütüphanesi, mutfağı ve otoparkı ile kullanıcıların ve yöre halkının ihtiyacını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır.
Şehitler Abidesi Camii Çanakkale 2019
Çanakkale'nin Eceabat ilçesindeki Tarihî Gelibolu Yarımadası'nın Hisarlık Tepe mevkisinde 2019'da ibadete açıldı.Çanakkale Şehitler Abidesi'nin bulunduğu tepede inşa edilmiş 160 metrekarelik ahşap bir camidir. Mimarı Bayram Çevik'tir. Minaresi Antalya'dan getirilen limra taşından yapılmıştır. Dış cephesi aşıboyasıyla renklendirilmiştir. Çanakkale Deniz Zaferi'nin 104'üncü anma günü olan 18 Mart 2019'da açılmıştır.
Eceabat Şehitler Camii Çanakkale 2019
Çanakkale'nin Eceabat ilçesinde, THY-OPET Havacılık Yakıtları AŞ tarafından yapımı tamamlanan cami, cuma namazı ile ibadete açıldı. İlk önce 1989'da yapilan cami depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılıp yeniden inşa edildi. Geleneksel mimarinin modern biçimde yorumlanmasıyla depreme dayanıklı olarak inşa edilen ve Selçuklu motiflerinden örnekler taşıyan Eceabat Şehitler Camisi, tek kubbe altında toplandı.
Caminin resmi açılışı 18 Mart 2020'de yapıldı.
27.06.2024 Perşembe
Mehmet Bülbül
Çanakkale Merkez Tifli Camii (1891)
Çanakkale Fevzi Paşa Mahallesi ile Çarşı merkezinde bulunmaktadır. Küçük bir cami olarak dikkat çekmektedir. 1891 yılında Sultan Abdülhamid tarafından inşa ettirildiği bilinmektedir. Dönemin Sıbyan Mektebi’nin yakınında olmasından dolayı öğrencilere hizmet vermesi amacıyla yapılmıştır. “Tıfl” (çocuk) kelimesinin “Tıflı” şekline evrilmesiyle günümüzde bu şekilde telaffuz edilmektedir. Sıbyan Mektebi ise günümüze ulaşamamış ancak kitabesi ulaşmıştır. Kitabesine göre mektep Sultan Abdülaziz dönemi valisi Kayserili Ahmet Paşa tarafından 1870 yılında yaptırılmıştır.
Kilitbahir Kalesi – Çanakkale
Çanakkale Boğazı’nın en dar noktalarından birinde yükselen Kilitbahir Kalesi, Fatih Sultan Mehmet tarafından 1452 yılında yaptırıldı.
İstanbul’un fethinden hemen önce inşa edilen kale, karşı kıyıdaki Çimenlik Kalesi ile birlikte Çanakkale Boğazı’nın kontrolünü sağlamak amacıyla tasarlandı.
Adı, “Denizin Kilidi” anlamına gelen Kilidü’l-Bahr’den gelir. Kalenin en dikkat çekici özelliği ise yukarıdan bakıldığında görülen üç yapraklı yoncayı andıran özgün planıdır.
Yüzyıllar boyunca boğaz savunmasının önemli noktalarından biri olan kale, Osmanlı döneminde çeşitli eklemelerle güçlendirildi.
Kaynak: yaşanır mıydı? sayfası
Seddülbahir Kahramanı Yüzbaşı Yusuf Kenan
Çanakkale’de düşmanın karşısına dikilen kahraman subaylardan biriydi…
Yüzbaşı Yusuf Kenan.
25 Nisan 1915’te İtilaf kuvvetleri, Seddülbahir kıyılarına çıkarma yaptığında bölgedeki Osmanlı birlikleri çok ağır bir saldırıyla karşı karşıya kaldı.
Yusuf Kenan ve askerleri, kendilerinden çok daha güçlü kuvvetlere karşı Seddülbahir savunmasında mücadele etti.
Top sesleri, denizden yapılan bombardıman ve kıyıya çıkan düşman birlikleri arasında savunma saatlerce sürdü.
Amaç, düşmanın hızla ilerleyerek Çanakkale Boğazı’nın savunmasını tehlikeye atmasını engellemekti.
Yusuf Kenan, bu çetin mücadele sırasında şehit düştü.
Onun ve Seddülbahir’de savaşan Mehmetçiklerin direnişi, düşmanın planladığı hızlı ilerleyişin önündeki en büyük engellerden biri oldu.
Bugün adı, Çanakkale’nin unutulmayan kahramanları arasında yaşamaya devam ediyor.
Assos Athena Tapınağı - Çanakkale
Çanakkale’de denizden yaklaşık 235 metre yüksekte duran bu sütunlar, bir zamanlar Anadolu’da benzeri olmayan bir tapınağın parçalarıydı.
Burası Assos Athena Tapınağı.
Yaklaşık 2.550 yıl önce, MÖ 540–530 yılları arasında Assos’un en yüksek noktasına inşa edildi. Kentin koruyucu tanrıçası Athena’ya adanan yapı, Anadolu coğrafyasındaki bilinen tek Arkaik Dönem Dor tapınağıydı.
Tapınağın kısa cephelerinde 6, uzun cephelerinde 13 sütun bulunuyordu. Çatısı dışında neredeyse tamamı, Assos’un üzerinde yükseldiği volkanik araziden çıkarılan koyu renkli andezit taşından yapılmıştı.
Fakat onu farklı kılan yalnızca sütunları değildi.
Cephedeki taş kabartmalara aslanlar, sfenksler, yaban domuzları ve kentauroslar işlenmişti. Üstelik bu kabartmalar sadece Dor tapınaklarında alışılmış olan metoplarda değil, üst yapı boyunca uzanan başka yüzeylerde de yer alıyordu. Bu sıra dışı tercih, Assoslu ustaların iki farklı mimari dünyanın etkilerini aynı yapıda buluşturduğunu gösteriyordu.
Tapınağın önünden Ege Denizi ve Midilli Adası görülüyordu. Denizden Assos’a yaklaşanların karşısında ise kentin zirvesine yerleştirilmiş görkemli bir siluet yükseliyordu.
Aradan yaklaşık iki yüzyıl geçtikten sonra Aristoteles de Assos’a gelecek, burada yaşayacak ve öğrencileriyle birlikte bir felsefe çevresi oluşturacaktı.
Depremler, taşların başka yapılarda kullanılması ve geçen yüzyıllar tapınağın büyük bölümünü ortadan kaldırdı. Bugün ayakta gördüğümüz sütunların bir kısmı ise özgün parçalar kullanılarak gerçekleştirilen modern düzenlemelerle yeniden yükseltildi.
Şimdi Behramkale’nin tepesinde yalnızca birkaç sütun duruyor.
Ama bir zamanlar aynı noktada, Ege’ye bakan 34 sütunlu taş bir taç vardı.
Bugünkü kalıntılarını görmeden önce Assos’un zirvesinde böyle bir tapınağın yükseldiğini tahmin eder miydiniz?
Kaynak: Yaşanır mıydı? Sayfası
İzmirli Homeros'un anlattığı Troya Atı miti tarihin en etkili eposlarından biridir. Homeros on yıllık savaşın yalnızca son 51 gününü ele alır. Bu topraklar olağanüstü zengin, olağanüstü kültür barındırıyor. Troya Savaşı'nın efsanevi öyküsünden öte asıl sebebinin ticaret yolları kavgası yani ekonomik çıkar olmalıdır. Akhalılar ve Troyalılar arasındaki savaş uzun sürer ve nihayete efsaneye göre bu atın içine girip Troya'nın surlarını aşan Akhalı askerler eliyle olur. Troya çok katmanlı bir höyük ve MÖ 3000'den bugüne kadar devingenlik sürer. Savaşın olduğu düşünülen tarih MÖ 1200'ler ve bu da Troya'nin VIIa katmanına tekabül ediyor.